(4721 S. K. m. 698, 699)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Yusuf Uçtu tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, üç adet taşınmazda ortaklığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hükmün davalılardan Şefika Kayatepe tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 90 ve 106 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün onanmasına, 89 numaralı parselde ise davalı Şefika'nın 2 katlı evinin bulunduğu ve davalıya ait olduğu tespit edildiğinden, oran kurulmak suretiyle satış kararı verilmesi gerekeceğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 89 nolu taşınmazın satılmasına, mülkiyet tespiti davasında belirtilen muhdesatların bedelinin oran kurulmak suretiyle davalı Şefika'ya ödenmesine kararı verilmiş, hüküm davalı Şefika Kayatepe tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; yukarıda belirtilen esaslar dikkate alınmadan ve oran hesabı yaptırılmadan bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeden, satış bedelinin dağıtımında tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy