(6100 S. K. m. 371)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. …… geldi. Davacı ve vekilleri gelmediler. Hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 15 ve 17 No’lu parsellerin paydaşı olup taşınmazların diğer paydaşı ….’ın paylarını 3.6.2005 tarihinde toplam 90.000 YTL bedelle davalıya sattığını, tapuda satış bedelinin önalım hakkının kullanılmasını engellemek için muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, haricen duyduklarına göre ve tanık beyanları ile de kanıtlayacakları üzere taşınmazların gerçek değerlerinin gösterilenden çok daha düşük olduğunu, davacının keşfen belirlenecek bedel üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu paylarla birlikte dava dışı 16 ve 18 No’lu parsellerdeki payları toplam 200.000 YTL bedelle satın aldığını, dava konusu payların değerinin de 90.000 YTL olduğunu, davacının muvazaa iddiasının doğru olmadığını, taşınmazların konum itibariyle çok değerli yerde bulunduklarını, dinlenen davacı tanıklarının da satış bedeli konusunda bilgilerinin olmadığını beyan ettiklerini, davacının muvazaa iddiasını kabul etmediklerini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen paylar 15 ve 17 parsel No’lu taşınmazların paydaşı ……. tarafından davalıya 2.6.2005 tarihinde toplam 90.000 YTL bedelle satılmıştır. Davacı ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Ancak bu konuda dinlenen davacı tanıkları payın davalıya hangi bedel karşılığında satıldığı konusunda bir beyanda bulunmamışlar payların kaça satıldığını bilmediklerini ifade etmişlerdir. Mahkemece yerinde yapılan keşifler sonrasında düzenlenen bilirkişi raporlarında satış senedinde 50.000 YTL olarak gösterilen dava konusu edilen 15 No’lu parseldeki payın değeri 35.864 YTL ve satış senedinde 40.000 YTL olarak gösterilen 17 No’lu parseldeki payın değeri 27.967 YTL olarak bildirilmiş ise de muvazaa iddiasının kanıtlanması için keşif tek başına yeterli delil değildir. Sadece davacının diğer delillerini doğrulamak bakımından önem arzeder. Bu durumda mahkemece davacıdan tapuda gösterilen satış bedeli ve masrafları üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanılmayacağının sorulması, kullanılacağının beyan edilmesi halinde önalım bedelinin depo edilmesi için süre ve olanak tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden yukarda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 550 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 17.06.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)