(6100 S. K. m. 371)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacılardan ... ve bir kısım davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı ... vekili Av.... ile bir kısım davalılar vekili Av. ... geldiler, hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın davacı ... yönünden kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı ... ve davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin tüm ve davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı ...’ın önalım bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı ..., dava dilekçesinde, dava konusu edilen payın ilişkin bulunduğu 8 No’lu parselin paydaşı olup davalı ... ve arkadaşlarının aynı taşınmazda paydaş ...’ın payını 10.5.2005 tarihinde 400.000 YTL bedelle satın aldığını, payın satış bedelinin tapuda önalım hakkının kullanılmasını engellemek için 600.000 YTL olarak gösterildiğini, mahkemece belirlenecek bedel üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Davacı vekili, işbu dava ile birleştirilen Sincan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 8.6.2005 gün ve 2006/84-223 sayılı dosyasında da ...’in taşınmazda yine bedelde muvazaa yaparak pay satın aldığını belirterek, önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalılar ... ve arkadaşları vekili, davacının önalım hakkını kabul etmekle birlikte bedelde muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirtmişlerdir. Davalı ... vekili de davacıların soyut şekilde bedelde muvazaa iddiasında bulunduğunu, davanın süresinde açılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamı olan önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen paylar 8 No’lu parselin paydaşlarından ... tarafından davalı ... ve arkadaşlarına 10.6.2005 tarihinde 600.000 YTL bedelle satılmıştır. Davalı ... de taşınmazdaki paylarını değişik tarihlerde toplam 379.000 YTL bedelle satın almıştır. Davacı ... ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Davacı da bu konuda tanıklarını bildirmiştir. Yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu edilen payın metrekare değerleri saptanmış ise de muvazaa iddiasının kanıtlanması için keşif tek başına yeterli delil değildir. Sadece davacının diğer delillerini doğrulamak bakımından önem arzeder. Bu durumda mahkemece davacının göstermiş olduğu tanıklarının dinlenmesi, varsa davalının karşı delillerini sorup toplaması, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı ... yararına takdir olunan 550 YTL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ... 'a verilmesine , istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)