(4721 S. K. m. 220)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava ziynet ve ev eşyalarının iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, evlenmeden önce kendisine ait olan 15 bilezik ve üç künye ile mehir senedinde yazılı altın ve ev eşyalarının davalıda kaldığını belirterek aynen iadesi,bu mümkün olmaz ise toplam bedeli olan 21.650.000.000.TL'den şimdilik 3.000 YTL'nin tahsili ile davalı adına kayıtlı 13482 ada 29 parsel üzerinde bulunan eve ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, mehir senedinde davacı ve davalının imzaları bulunup karşılıklı olarak birbirlerine hibelerin söz konusu olduğunu, davalının davacıya bu nedenle borcu bulunmadığını,davacının evden ayrılırken altınları ve eşyaları götürdüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 15 bilezik ve üç künyeye ilişkin davanın reddine, mehir senedindeki eşyaların ve 200 gr altının tarafların müşterek mülkiyetinde olduğunun tespitine, taşınmaza ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine Dairemizce hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak verilen son kararda; 15 bilezik ve üç künyeye ilişkin dava ile mehir senedindeki eşyalara ve 200 gr altına ilişkin davanın ve taşınmaza ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davacının ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince;davacı dava dilekçesinde, 15 bilezik ve üç künyeye ile mehir senedindeki eşyalar ve 200 gr altının aynen iadesini olmaz ise bedellerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik olarak 3.000 YTL'nin tahsilini talep etmiş,dava değeri olarak 3.000 YTL göstermiş ve bu bedel üzerinden dava harcı (nispi harç) ödemiştir. Dava kısmi dava olup davalı dava dilekçesinde gösterilen değere bir itirazı olmamıştır. Mahkemece istemlerin tümünün reddine karar verilmiştir. Bu durumda davalı lehine reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
3- Davalının yargılama giderine (harç) yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dairemizin bozma ilamından önce verilen ilk kararda davalıdan tahsiline karar verilen bakiye 367,20 YTL karar ve ilam harcının davalı asıl tarafından 09.04.2007 tarihli makbuz ile mahkeme veznesine yatırılmış olduğu, ancak bozmadan sonraki son kararda, davalı tarafından yapılan ve dökümü gösterilen yargılama giderleri arasında davalının yatırmış olduğu 367,20 YTL harç giderinin gösterilmediği anlaşılmıştır. Davalı tarafından yatırılan harçlar da yargılama giderlerindendir. Bu nedenle mahkemece davalı tarafından yapılan ve davacıdan tahsiline karar verilen yargılama giderlerinin eksik belirlenmesi de doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün vekalet ücretine yönelik olarak, 3 nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün yargılama giderlerine yönelik olarak BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 07.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy