(1086 S. K. m. 569) (7201 S. K. m. 28) (Tebligat Tüzüğü m. 74)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava paydaşlığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece bir adet taşınmazın satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş; hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya birkaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK'nun 569. maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
1- ava konusu taşınmaz paydaşlarından Mustafa oğlu Ali'ye dava dilekçesi tebliğ edilmeden adı geçenin yokluğunda davaya devam edilerek taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru değildir. Mustafa oğlu Ali'ye usulünce dava dilekçesi tebliğ edilmediğinden ve resmi kurumlarca da bildirilmiş bir adres olmadan kararın Teb. K.'nun 35. maddesine göre tebliği de usulsüzdür.
2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28 vd. maddeleri ile tüzüğün 47 vd. maddelerinde ilanen tebliğ usulü açıklanmıştır. İlanen tebliğe karar verilmesi için ilgilinin adresinin meçhul olması gerekir. Olayımızda davalı Süleyman'ın yurtdışında işçi olarak çalıştığı bildirilmiş, mahkemece zabıta araştırması sonucu adresi bulunamadığından ilanen tebliğe karar verilmiş ise de adı geçenin çalıştığı bildirilen ülke konsolosluğundan ve adresi bilebilecek resmî kurumlardan yeterli adres araştırması yapılmadan taşınmaz paydaşlarından Salih mirasçısı Süleyman'a dava dilekçesi ve kararın ilanen tebliği de usule uygun değildir. Adı geçen hakkında yukarıda açıklandığı şekilde yeterli adres araştırması yapılarak adresinin tespit edilememesi halinde ilanen tebliğin yapılmasına karar verilmesi gerekirken sadece zabıta ile yetinilerek ilanen tebligat yapılması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy