(YHGK 01.07.1992 T. 1992/6-357 E. 1992/422 K.)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, yazılı taahhüd nedeniyle davalı hakkında yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme, istemin reddine karar vermiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının 15.12.2006 tanzim tarihli tahliye taahhüdü ile kiralananı 25.2.2007 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiğini, bu taahhüt nedeniyle yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, icra takibine karşı süresinde yaptığı itirazında ve yargılamadaki savunmasında taahhütnamedeki imzasına karşı çıkmamış, tanzim ve taahhüt tarihlerinin sonradan doldurulduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Davaya ve icra takibine dayanak yapılan imzası davalı kiracı tarafından inkar edilmeyen tahliye taahhütnamesinde "1.1.2003 tarihinden beri kiracı bulunduğum...” ibaresi yazılıdır. Taahhütnamenin içeriğinden taahhüdün kira ilişkisi devam ederken verildiği açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle kiralananda oturulurken serbest irade ile verilen ve imzası inkar edilmeyen taahhütnamenin geçerli olduğunun kabulü gerekir. Tahliye taahhüdünün tanzim ve tahliye tarihlerinin sonradan doldurulduğu kabul edilse dahi, kiracı tanzim ve tahliye tarihleri boş olarak düzenlenen taahhütnameyi imzaladığına göre boşa imza atmakla kiralayana doldurma yetkisi vermiş sayılacağından bunun sonucuna katlanmak durumundadır. Nitekim Hukuk Genel Kurulu’nun 12.12.1990 gün ve 1990/6-569- 1990/628 sayılı ve 1.7.1992 gün ve 357 esas, 422 karar sayılı kararları da bu doğrultudadır. Bu durumda mahkemece, geçerli taahhütnameye itibar olunarak itirazın iptaline, takibin devamına ve kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)