(818 S. K. m. 262)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, Borçlar Kanunu'nun 262/3. maddesine dayalı tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, sözleşmenin 9. maddesindeki düzenlemeye davacı tarafça uyulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 23.09.1999 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın, sözleşme hükümlerine, Borçlar Kanunu ile 6570 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Davacının dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında talebi; Borçlar Kanunu'nun 262/3. maddesi gereğince, gayrimusakkaf nitelikteki satış büfesinin, 08.05.2006 tarihli ihtara rağmen tahliye edilmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesidir. Davacı, talebinde yazılı kira sözleşmesinin 9. maddesinde açıklanan kamu hizmeti tahsisi ile imar planından ayrılıp yeni bir plan uygulamasına geçileceğinden söz etmemektedir. Bu nedenle mahkemece, sözleşmenin 9. maddesine göre verilmesi gereken sürenin 15 gün olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davada olayımıza uygulanması gerekli yasa hükmü, iddia doğrultusunda Borçlar Kanunu'nun 262/3. maddesidir. Sözleşmede kiralananın büfe niteliğinde olduğu açıklanmış ve sözleşmenin 7. maddesinde ise gayrimusakkaf nitelikte olduğu açıkça belirtilmiş, 8. maddesinde ise piknik büfesi olarak kullanılacağı kararlaştırılmıştır. Bu hali ile kiralananın gayrimusakkaf nitelikli bir büfe olduğunun kabulü gerekir. Yargılama sırasında bilirkişilerce düzenlenen raporlara göre, taşınmaz musakkaf olarak nitelendirilmiş ise de bilirkişi raporlarında tanımlanan döner satış büfesinin demir profilden yapılması, piramit çatılı, sac kaplamalı, yol üzerinden 15 cm. yükseklikte beton temel üzerine monte edilerek yapılmış, elektrik ve su hizmetlerinin verilmiş olması kiralananın musakkaf nitelikte olduğunun kabulünü gerektirmez. Musakkaf nitelikte olması için kiralananın sökülebilir ve taşınabilir nitelikte olmaması, sabit ve temelli bir bina niteliğini taşıması gerekir.
Bu durumda, mahkemece, gayrimusakkaf nitelikte olduğu anlaşılan kiralanan için, Borçlar Kanunu'nun 262/3. maddesi gereğince 3 gün öncesi gönderilen ihbarname bulunduğuna ve öngörülen bu koşul da gerçekleştiğine göre davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy