(2004 S. K. m. 67)
Dava: İcra mahkemesi verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar Dairemizin 05.06.2008 gün ve 4814-7151 sayılı ilamı ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine bu defa davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı yeni malik tarafından davalı borçlu kiracı hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak davalının yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik itirazının kaldırılmasına, bu yönden devamına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının itirazının kısmen iptaline ilişkin talebinin reddine, takibin iptaline, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından temyizi üzerine dairemizce dava konusu yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin miktarı itibari ile kesinlik sınırı içinde kaldığından bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu defa davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Sonuç: 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararda gösterilen nedenlere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme talepleri yerinde değildir.
2- Davacı alacaklı kiralananı 04.05.2007 tarihinde iktisap ettikten sonra 14.05.2007 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile kira paralarının bundan böyle kendisine ödenmesini istemiştir. Bu ihtar 26.05.2007 tarihinde muhatap davalıya tebliğ edilmiştir. Davacı alacaklı yeni malik sıfatı ile önceki malik ile yapılan 01.01.2005 başlangıç tarihli ve 6 yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 23.05.2007 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde Mayıs-Aralık 2007 ayları kira paraları toplamı 37.706.88. YTL asıl alacak, 71,15 YTL faiz alacağı ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin tahsilini istemiştir. Bu takip üzerine düzenlenen ödeme emrinin borçluya 26.05.2007 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davalı borçlu yasal süresinde yapmış olduğu itirazında önceki malik zamanında kira parasının ödenmesi konusunda uyuşmazlık çıktığını, bu nedenle ödemelerde gecikme olduğunu, 2006 yılı 9. ayından bu yana kira borçlarını ödeyemediğini ancak takip üzerine 29.05.2007 tarihinde tevdi mahalli tayini kararına istinaden ödeme yaptığını, borçlu bulunmadığını bildirerek itiraz etmiştir. Davalı borçlunun bu şekilde itirazı üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine 02.07.2007 tarihinde açmış olduğu davada sadece davalı borçlunun yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin itirazının kaldırılması talebinde bulunmuştur. Davacının davadaki isteğinin reddi buna yönelik olmasına rağmen mahkemece itirazının kaldırılması isteğinin reddi ile birlikte takibin de iptaline karar verilmiştir. Takibin iptali istemine ilişkin kararın temyizen incelenmesinin kesimlik sırrı içinde olduğu düşünülemez. Öte yandan davalı itirazında iktisap ihtarının kendisine 26.05.2007 tarihinde tebliğ edildiğini oysa takibin 23.05.2007 tarihinde başlatıldığını, bu durumda kendisinin davacının yeni malik olma durumunu bilemeyeceğini ileri sürmüştür. Gerçekten de dosyanın incelenmesinde davacının kiralananı 04.05.2007 tarihinde iktisap ettiği iktisap ihtarının 14.05.2007 tarihinde keşide edildiği ve 26.05.2007 tarihinde davalıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı iktisap ihtarının tebliğini beklemeden 23.05.2007 tarihinde takip başlatmıştır. Bu durumda haklı bir takipten söz edilemez ise de davacı icra mahkemesinde açmış olduğu davada itirazın takip konusu asıl alacak üzerinden kaldırılmasını talep etmeyip sadece ve sadece yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kısmi itirazın kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece asıl alacak yönünden itirazın kaldırılmasına ilişkin bir karar verilmediğine göre davalı yararına %40 tazminata hükmedilmesi doğru değildir. Ayrıca mahkemece takibin iptaline karar verilmesi de doğru değildir. Açıklanan bu durum karşısında davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile kesinlik sınırında kaldığından bahisle temyiz isteminin reddine ilişkin dairemizin 05.06.2008 tarih 2008/4814 esas 2008/7151 karar sayılı kesinlik sınırında kaldığından bahisle temyiz isteminin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA mahkemece takibin iptaline karar verilmesi ve davalı yararına icra inkar tazminatı hükmedilmesi doğru olduğundan kararın bu yönlerden BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 12.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy