(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair davacı-davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak işin niteliği gereği duruşmaya tabi olmadığı anlaşıldığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davalı, itirazın iptali, temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi ve kira alacağı ile, ayrıca tahliye taahhüdü nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 15.09.2006 başlangıç ve 31.12.2009 bitimi tarihli yıllık ödemeli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, 2007 yılı kira bedeli ödenmediği için 2007/2099 esas sayılı icra dosyası ile davalı hakkında icra takibi yapıldığını, bu kez muacceliyet koşulu gereği 2008 ve 2009 yılları için icra takibi yapıldığını, sözleşme gereği muaccel hale gelen kira parasının ödenmesi gerektiğini, sözleşmenin 23. maddesinde yazılı şartın tahliye taahhüdü olup, davalının eskiden beri kiracı bulunduğunu bildirerek, itirazın iptali, %40 icra tazminatı ile akdin feshi ve tahliye kararı verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 2007 yılı için yapılan icra takibi sonrası verilen tahliye kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından, 30 günlük süre içinde ödeme yapılmış olması nedeni ile temerrüt olgusu gerçekleşmediğinden bozma kararı verildiğini, 2007 yılı kirasının zamanında ödendiğini, temerrüt olgusu gerçekleşmediğini durumun Yargıtay kararı ile sabit olduğunu, 2008 - 2009 yılları kira bedellerinin net olarak miktarı belli olmadığını, yapılan ilk takipte fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, bu nedenle 2008 ve 2009 yılları kirasının süresi gelmeden istenemeyeceğini, yıllık ödemelerde muacceliyet şartının geçerli olmadığını, sözleşmenin 23. maddesinde yazılı şartın kira parası ödenmediğinde geçerli olacağını, tahliye tarihinin belli olmadığını, 2008 yılı kirasının 08.01.1008 tarihinde yıllık peşin olarak ödendiğini, kötüniyetli dava açıldığını bildirerek %40 icra inkar tazminatı karar verilmek suretiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 2007/2099 esas sayılı icra dosyası ile talep ettiği kira bedelinin 30 gün içinde ödendiğini, bu ilk takipte muacceliyet koşulu gereği herhangi bir istemde bulunulmadığını bu kez 2007/10727 esas sayılı takip dosyasında muacceliyet şartı gereğince takip yapıldığını, şartı gereği takip yapılabilmesi için önceki aylara ait kira borcu bulunması gerektiğini, kira bedelinin başka bir dosya ile süresinde ödendiğini, icra takibinin tarihi itibarı ile 2008 ve 2009 yılları kira parasının henüz muaccel olmadığını, her iki yönünden de temerrüt olgusu gerçekleşmediğini, kira sözleşmesinin 23. maddesinde düzenlenen tahliye taahhüdünün bir kesin tarih içermediğinden 6570 Sayılı Yasa'nın 7/a maddesinde tarif edilen tahliye taahhüdü olarak kabulü mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere ve karar yerinde yazılan gerekçeye göre, davacı vekilinin tahliye taahhüdünün reddine ilişkin hükme yönelttiği temyiz itirazlarının reddine,
2-) Davacı vekilinin, itirazın iptaline ve temerrüd nedeni ile tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasında düzenlenen 15.09.2006 başlangıç ve 31.12.2009 bitim tarihli kira sözleşmesinin 19. maddesi ile, bir kira bedeli ödenmediği takdirde gelecek kiralar muaccel olacaktır. şartı kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup ve tarafları bağlar.
Davacı 01.02.2007 tarihinde yaptığı icra takibi ile 2007 yılı kira bedeli olan 108,000.-TL kira parasının tahsilini istemiştir. Mahkemece, 30 günlük süre içerisinde kira parası tamamen ödendiğinden tahliye ve alacak istemi dairemizin bozma ilamına uygun olarak reddedilmiştir.
Ancak yukarıda yazılı olan kira sözleşmesinin 19. maddesi gereğince 2008 ve 2009 yılları kira bedelleri muaccel hale gelmiştir. Davacı 12.06.2007 tarihli takip talebinde 2007 yılında süresi içinde ödenmeyen kira bedeli nedeni ile muaccel hale gelen 2008 ve 2009 yılları kira parası için itirazın iptali, temerrüt nedeni ile tahliye ve kira alacağının tahsili davası açmıştır. Muacceliyet koşulu gereği temerrüt olgusu gerçekleştiğinden, itirazın iptaline ve temerrüt nedeni ile tahliye kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy