(1086 S. K. m. 569)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak niteliği itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık 21 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hükmü bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar, davalılar ile müştereken malik oldukları 21 adet parselde ortaklığın aynen taksim suretiyle, mümkün olmaz ise satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir. Bir kısım davalılar, taşınmazın satışını istemediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. H.U.M.K.'nun 569. maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davaya konu taşınmazlarda paydaş olan davalılar P. H., Z. D. O., M. O. ve O. O.'a dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tebligat yapılmadığı görülmektedir. Adı geçen davalılara dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildikten sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı sebeplerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.3.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy