(6570 S. K. m. 7)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ve taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 10.11.2008 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesini kiraya veren olarak Y. B. imzalamıştır. Dava dilekçesinde temerrüde esas alınması istenilen 4.3.2009 ile 30.4.2009 tarihli ve 30 gün yasal ödeme ihtarını taşıyan 17.8.2009 tarihli noter ihtarnameleri Y. B. tarafından keşide edilmiş, kira bedellerinin kendisine ödenmesi istenilmiş, 17.8.2009 günlü ihtarda da davalının kiracısı olduğu beyan edilmiştir. Bu durumda yukarıdaki açıklamalar karşısında, kiraya verenin dava dışı bırakılan Y. B. olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, temerrüt sebebiyle açılacak davalarda dava hakkının kural olarak kiralayana ait olduğu hususu üzerinde durulmadan ve dava açma hakkı bulunmayan davacının tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalı olmuştur. Ayrıca kaldı ki kiraya verenin davacı İ. B. olarak kabulü halinde de, davaya dayanak temerrüt ihtarları kiralayan tarafından keşide edilmediğinden temerrüde esas alınamayacağından yine bu gerekçe ile de davanın reddi gerekecektir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy