(818 S. K. m. 285)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava süre bitimi sebebiyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, süre bitimi nedeni ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece Seferihisar Noterliğinden gönderilen 13.4.2009 tarih ve 1910 yevmiye numaralı ihtarnamede sözleşmenin açık bir şekilde uzatılmayacağına ilişkin irade beyanına rastlanılmadığı, 9.7.2009 tarihinde tebliğ edilen 20.6.2009 tarih 3727 yevmiye numaralı ihtarnamede ise sözleşmenin sona erdiği ve feshedildiğine ilişkin açık irade beyanının ortaya konulduğu ancak bu 2. ihtarnamenin sözleşmenin 6. maddesine göre süresinde tebliğ edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 23.7.2004 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar 6. maddesinde sürenin hitamından 3 ay önce taraflardan herhangi biri sözleşmeyi fesih ettiğini noter kanalı ile açık bir şekilde karşı tarafa tebliğ etmedikçe sözleşmenin aynı şartlarla aynı süre için uzatılmış olacağı kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 13.4.2009 tarihli ihtarname ile fesih iradesinin karşı tarafa iletilip iletilmediği noktasındadır. Seferihisar Noterliğinin 13.4.2009 tarih ve 1910 yevmiye numaralı ihtarnamesinin konu başlığında kira sözleşmesinin biteceğinin bilinmesi ibaresi olması, ihtarname ile sözleşmenin 6. maddesindeki ihtar yükümlülüklerini yerine getirdiklerini belirtmeleri ve sözleşmenin 23.7.2009 tarihinde biteceğinin bildirilmesi fesih iradesinin ortaya konulduğunu gösterir. İhtarnamede genel kurul toplantısına atıfta bulunulması fesih iradesinin olmadığı anlamına gelmez. Nitekim ihtarnamenin keşide edilmesinden sonra genel kurulda da sözleşmenin feshi yönünde karar alınmış ve bu karar 2. ihtarname ile davalı tarafa bildirilmiştir. Bu durumda sözleşmenin 6. maddesine göre kira süresinin bitiminden 3 ay öncesinde sözleşmenin fesih edileceği karşı tarafa bildirildiğine göre davanın kabulüyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy