(818 S. K. m. 256, 266)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, 28.250 TL eski hale getirme bedeli ile 447.16 TL tespit giderinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 23.403 TL tazminatın davalıdan yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin davalı tarafından kiralanandan söküp götürülebilecek imalatlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 1.7.2007 başlangıç tarihli ve onbeş yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olup sözleşme süresinden çok önce 10.7.2009 tarihinde akdi feshederek kiralananı tahliye ettiğini, davalının taşınmazı temiz, boyalı ve kullanıma hazır olarak teslim almasına karşın yıkık dökük halde bıraktığını, projeye aykırı olarak iş yerinde ilaveler ve değişiklikler yaptığını, mahkeme aracılığı ile yaptırılan tespitte taşınmazın eski hale getirilebilmesi için 28.250 TL gerektiğinin saptandığını, ayrıca tespit için de 447.16 TL gider yapıldığını belirterek, 28.250 TL tadilat bedeli ile 447.16 TL tespit gideri olmak üzere toplam 28.697.16 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazın market olarak kullanılması amacı ile kiralandığını ve davalı tarafından sözleşme hükümleri gereğince kira ilişkisinin sonlandırılarak kiralanan anahtarının 10.7.2009 tarihinde tayin ettirilen tevdi mahalline teslim edildiğini, davacı tarafından tahliyeden sonra yatırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, davalının sözleşme gereğince kiralananda tadilat yapabilme yetkisinin bulunduğunu, yine sözleşmede kiralananın teslim alındığı gibi iade edileceğine ilişkin bir hükmün yer almadığını, şimdi ise davacının sözleşmede bulunmayan bir sorumluluğu yükleyerek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.7.2007 başlangıç tarihli ve onbeş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin kiralanan şeyin şimdiki durumu bölümüne göre kiralanan boş vaziyette teslim edilmiştir. Sözleşmenin özel şartlar 7/c maddesinde de kiracının kiralayanın izin ve muvafakatine ihtiyaç duymaksızın kiralananın her tarafında ve eklentilerinde statik ve dirence zarar vermeyecek şekilde banka ATM ve kiosk sistemi kurabileceği, her türlü inşaat, tadilat, onarım ve dekorasyon yapabileceği, bağımsız bölümleri birleştirebileceği, kendi faaliyeti için gerekli olan klima vb, ısıtma, soğutma sistemleri ve jeneratör kurabileceği kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davalının kiralananı 10.7.2009 tarihinde tahliye etmesinden sonra davacı tarafından kiralananda mahkeme aracılığı ile yaptırılan tespitte davalının kiralanana verdiği hasar ve zararlar bilirkişi aracılığı ile saptanarak bedelinin tahsili yönünden işbu dava açılmıştır. Yargılama sırasında alınan 16.6.2010 tarihli bilirkişi raporunda kiralanana verilen hasarın ve bedelinin belirlenmesi yanı sıra kiralanana zarar verilmeden sökülüp götürülebilecek imalatların çift camlı camekan, yangın çıkış kapısı, depo kapısı, normal kanatlı kapı ve taşyünü plakalardan oluşan asma tavan olduğu, bunları söküp götürme bedelinin de 1.380 TL olduğu belirtilmiştir. Sözleşmenin özel şartlar 7/c maddesinde davalı kiracıya kiralananda bir takım tadilatlar ve değişiklikler yapma yetkisi verilmiş ise de sözleşme sonunda bunlardan sökülüp götürülebilecek olanların davalı tarafından alınabileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde akdin bitiminde davalı, kiralananı tahliye ederken yapmış olduğu imalatları kiralananda bırakmak durumundadır. Kaldı ki yargılamada davalının söz konusu imalatların kendisine verilmesi yönünde bir istemi de yoktur. Bu nedenle mahkemece anılan imalatların davalı tarafından sökülüp götürülmesine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 15.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy