(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 248) (2004 S. K. m. 269/A)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı Songül B. vekili tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edilmemesi nedeni ile icra takibi kesinleştiğinden davacı M. B. ve A. H. B. Ö. vekili süresinde İcra Mahkemesine başvurarak temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Trabzon 3. İcra Müdürlüğünün 2010/6540 Esas sayılı takip dosyasında, alacaklı S. B. vekili tarafından başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmemesi nedeni ile icra talebinin kesinleştiği, davanın ise M. B. ve A. H. B. Ö. vekili tarafından açıldığı, İİK 269/a maddesi Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarih ini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verileceğini düzenlendiği madde içeriğine göre kira alacağı nedeni ile başlatılan icra takibi sonucunda kira borcunun ödenmemesi halinde dava hakkının alacaklıya ait olduğu anlaşılmıştır. Dava, takibi başlatan S. B. tarafından açılmadığına göre mahkemece davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy