(6570 S. K. m. 7)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tahliye taahhüdü nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan kira sözleşmesi 20.06.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece sözleşmenin kiralayan sıfatıyla M. Ç. tarafından imzalandığı, davacı E.'ın kiralayan sıfatı olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; sözleşmenin kiralayan bölümüne Adem E. S.vekili M. Ç. ibaresi yazılmak suretiyle M. Ç. tarafından imzalandığı görülmüştür. Bu durum karşısında M. Ç.'in kiralayan sıfatı ile sözleşmeyi kendi adına imzaladığından söz edilemez. Davacı A. E. S.'nın kiralayan olduğunun kabulü gerekir. Taahhütnamede öngörülen tanzim ve tahliye tarihi ile davanın açıldığı tarihe nazaran, davanın açılmasında da bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak, dava tarihinden sonra kiralananın tahliye edildiği davacı vekilince beyan edilmiş olduğundan mahkemece bu hususun değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy