(2004 S. K. m. 62, 63, 67, 269)
Dava ve Karar: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacı ile tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 28.4.1998 başlangıç ve 31.12.2008 bitim tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede 1998 yılının dokuz ay üç günlük süresi için kira parasının günlüğü 56.700 litre normal benzin pompa çıkış fiyatı üzerinden ödeneceği, takip eden her yıl için de % 5'lik normal benzin artışı yapılacağı, kira parasının her ay peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davacı alacaklı Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/8893 Sayılı dosyası ile 23.2.2009 tarihinde yapmış olduğu icra takibi ile aylık 12.220.36 TL'den Ekim 2008-0cak 2009 arası aylar kirasının tahsilini talep etmiş, takibe yasal süresi içinde itiraz eden davalı borçlu, ödeme emrinde kira bedelinin hangi ay ve yıllar için ne miktardan talep edildiğinin belli olmadığını, yasal olmayan ve fahiş gecikme zammının kabul edilemeyeceğini, kira bedelinin uyarlanması için açılan davanın halen derdest olduğunu, davacı alacaklının daha önce 2002-2007 yılları için de kira tespit davaları açtığını, kira alacağı konusunda kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığını, kira bedelinin sözleşme süresinin kısa olması sebebiyle belirsiz hale dönüştüğünü ileri sürmüştür. Davalı borçlu itiraz üzerine açılan işbu davanın duruşmalarına katılmamış ve bir savunmada bulunmamıştır. Takibe itiraz eden davalı borçlunun icra takibinde dayanılan kira sözleşmesindeki imzasına bir itirazı bulunmamaktadır. Diğer yandan İcra ve İflas Kanunu'nun 62/4 maddesi hükmü gereği borcun bir kısmına itiraz eden davalı borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi gerekir. Aksi halde itiraz edilmemiş sayılır. Yine İcra ve İflas Kanunu'nun 63. maddesi gereğince davalı borçlu itirazın kaldırılması davasında alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Davalı borçlu itirazında istenilen kira miktarına itiraz ederken aylık kiranın ne kadar olduğu konusunda bir beyanda bulunmadığı gibi açılan davaya da katılmamıştır. Bu durumda icra takibinde talep edilen alacak miktarı kesinleşmiştir. Davalı borçlunun takip konusu alacağı ödediğini, borcunun bulunmadığını İcra ve İflas Kanunu'nun 269/c maddesinde sayılan belgelerle kanıtlaması gerekirken buna ilişkin bir belge de sunmamıştır. O halde mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde aylık kira miktarının saptanmasının yargılamayı gerektirdiğinden söz edilerek istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy