(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 01.06.2007 tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı olduğunu, kiraladığı tarihten bu yana 27 aydır kira parasını ödemediğini, ihale şartnamesinin 12. maddesi gereğince üç kez kira bedelini ödemeyen kiracının kira sözleşmesinin feshedileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin de bu madde uyarınca kira sözleşmesini feshettiğini, ihtara rağmen ödeme yapmadığından temerrüde düştüğünü ileri sürerek 2.007,00 TL kira parasının tahsiline, temerrüt ve kira sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, kira parasını ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununun 260. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel (istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Olayımıza gelince:
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.06.2007 başlangıç tarihli ve on yıl sürelidir. Davacı bu sözleşmeye dayanarak 11.05.2009 keşide 14.05.2009 tebliğ tarihli ihtarname ile 01.06.2007 tarihinden bu zamana kadar ödenmesi gereken aylık kira bedellerinin 30 gün içinde ödenmesini aksi halde kiralananın dava, icra ve tahliye masraflarının muhataba yükletileceğini ihtar etmiştir. İhtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde ödeme yapılmaması halinde 18.09.2009 tarihinde işbu davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Temerrüt nedeniyle açılan tahliye davasının kira sözleşmesinin sonunda açılması gerekmez.
Öte yandan, davacı yazılı kira sözleşmesine dayanarak ödenmeyen kira parasının tahsilini istemiş olup kira parasının ödendiğini kanıtlama yükümlülüğü davalı kiracıya aittir. Bilirkişi raporu ile davalının ödenmeyen 417,31 TL kira borcu bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden kira alacağına ilişkin olarak olumlu ya da olumsuz bir hüküm de kurulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.03.2011 tarihinde oybirliği iile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy