(818 S. K. m. 484) (6570 S. K. m. 11) (YHGK. 22.3.2006 T. 2006/6-78 E. 2006/88 K.)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşüldü:
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve %40 icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde 15.3.2005 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesine göre davalı N. A.'ın kiracı, davalı L
Press. Mak. Çelik Tic. Ltd. Şti'nin ise müteselsil kefil olduğunu, davalı kiracının 15.3.2009 tarihinde başlayan yeni kira döneminde aylık 2896 TL olarak ödenmesi gereken kira bedellerini Mart, Nisan, Mayıs, Haziran aylarında 2633 TL olarak eksik ödediğini, Temmuz, Ağustos, Eylül kira bedellerinin ise ödenmediği gibi Eylül 2009 apartman aidat bedelinin de davacı tarafça ödenmesi sebebiyle toplam 9608 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili sözleşmedeki artış şartının ikinci yıl olan 15.3.2006-15.3.2007 dönemi için geçerli olduğu, sonraki dönemler de artış şartının uygulanamayacağı, 1500 Euro depozito bedelinin alacaktan mahsubunu ve davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.3.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi davalı N. A. kiracı, davalı şirket ise müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Sözleşmede aylık kira bedeli 2000 TL olarak belirlenmiş her ayın ilk on beş günü içinde ödeneceği, özel şartlar bölümünün 3 üncü maddesinde sözleşme yenilendiği takdirde 2. yıl için aylık kira bedelinin ilk yıl kira bedelinin İstanbul Ticaret Odasınca belirlenen Tüketici Endeksi oranında arttırılacağı 10. maddesinde ise kefilin kefaletinin kira sözleşmesinin yenilendiği tüm dönemler için geçerli olduğu ve kira bedelleriyle mecurda teslim edilen demirbaşlara ve mecura verilebilecek hasar ve zararlar için 1500 Euroya kadar sorumlu olduğu kararlaştırılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.3.2006 gün ve 2006/6-78 Esas, 2006/88 karar sayılı kararında kabul edildiği gibi Borçlar Kanunu'nun 484 üncü maddesi hükmü gereğince, yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve kira miktarı açıkça gösterilmiş kira sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalayan kişi, sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca, kira paralarından kefil sıfatıyla sorumludur. Zira, böyle bir durumda kefilin sorumluğu olduğu süre ve miktar sözleşmede açıkça gösterilmiştir. Kefil, sorumluluğunun kapsamı ve sınırlarını bilmektedir. Kira süresinin 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiralananı Hakkındaki Kanunu'nun 11 inci maddesi gereğince uzaması durumunda uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için, sözleşmede bu hususun açıkça kararlaştırılmış olması ve bunun yanında, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğun azami hangi süreye ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması da şarttır. Ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir.
Olayımızda da, kefaletin uzayan dönem için devam edeceği belirtilmiş ise de; kefilin sorumlu olacağı süre gösterilmemiş olup kefilin sorumluluğu 14.3.2006 tarihinde sona ermiştir. Davacı başlatmış olduğu icra takibinde kefilin sorumlu olduğu bu dönemden sonra gelen 2009 yılına ait aylar kira bedelini talep etmiş olup, söz konusu aylar kefilin sorumluluk süresi dışında bulunduğundan kefil hakkında kira alacağına hükmedilmesi doğru değildir. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporu hatalı, eksik ve denetime elverişli olmadığı gibi uzman olmayan bilirkişi tarafından hazırlandığından mahkemece konusunda uzman bilirkişi tayin edilmek suretiyle kira alacağının tespitiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle HUMK.nun 428 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy