(6570 S. K. m. 7)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, temerrüt ihtarında yasal sürenin öngörülmemiş, elektrik ve vergi borçlarına ilişkin davacı tarafından herhangi bir ödeme belgesi ibraz edilmemiş olmasına göre davacı vekilinin, ödenmemiş fatura ve vergi alacağının tahsili ve tahliye isteklerinin reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili, davalının Eylül 2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözlü kira sözleşmesi uyarınca kiracı olduğunu, ilk yıl için öngörülen kira parasının aylık 200 TL, takip eden yıl için aylık 250 TL ve son olarak, Eylül 2007'de başlayan dönem için ise aylık 275 TL olarak öngörüldüğünü, davalının düzenli kira ödemesi yapmadığını, farklı tarihlere ilişkin ödenmeyen kira borcu toplamının 2.765 TL olduğunu belirterek kira alacağının tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı vekili ise, taraflar arasındaki kira ilişkisinin 01.10.2005 tarihinde başladığını, kira parasının aylık 200 TL olup kira artışı yapılmadığını, kira ödemelerinin 1.000 TL'sinin elden, ödenip geri kalanının da banka hesabına yatırıldığını, ayrıca kiralayanın bilgisi dahilinde 200 TL.de tamirat masrafı ödediğini, kira borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kira ödemelerinin düzenli şekilde yapıldığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak kira ilişkisini ve kira parasını ispat yükü kiralayana, belirlenen kira parasının zamanında ve tam olarak ödediğini ispat yükü de kiracıya aittir. Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamakla birlikte akdi ilişkinin varlığı davalı tarafından kabul edilmektedir. Davalı kira başlangıç tarihinin ve aylık kira miktarının davacının iddia ettiği gibi olmadığını belirtmiş, kira başlangıç tarihinin 01.10.2005 ve kira parasının da aylık 200 TL olduğunu savunmuştur. İddia edilen yıllık kira miktarına göre tanık dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davalı tarafından kabul edilen kira başlangıç tarihi ve aylık kira parası doğrultusunda davacı tarafından kabul edilen ödemeler ve banka kayıtları esas alınarak bilirkişiye yaptırılacak inceleme sonucunda, ödenmemiş kira alacağının olup olmadığının tespiti ile soncuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün kira alacağına ilişkin bölümünün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy