(2004 S. K. m. 269) (1086 S. K. m. 43)
Dava ve Karar: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine kısmi itiraz edilmesi ve kabul ettiği miktarın yasal süre içinde ödeme yapılmaması üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, istemin kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde davalının İstiklal Mahallesi Sa-Ba-Motel adresinde kiracı olarak bulunduğunu, davalı 2009 yılı kira bedeli 14.539 TL.yi ödemediğinden hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazında kiracılığa karşı çıkmadığını ve kabul ettiği 6.000 TL kira bedelini yasal ödeme süresi içinde ödemediğinden davalının temerrüt nedeniyle tahliyesini istemiştir. Davalı ise aktif husumetten davanın reddi gerektiğini, kira sözleşmesinden sonra tapu kaydının iptal edildiğini, davacıların tapu maliki olmadıklarını davanın reddini savunmuştur.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 10.5.1996 tarih ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 1 maddesinde kiralayan olarak A. Y., Ş. Y., A. K. ve A. Y. gösterilmiş, kiralayanlar adına Ankara 30 noterliğinin 24.4.1996 gün ve 16499 yevmiye nolu vekaletnamesine istinaden A. Y. imzalamıştır, kiralayanlar arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğu anlaşılmaktadır. Kiralayanlar A. Y., Ş. Y., A. K. ve A. Y. olduğu halde 26.1.2010 tarihinde tahliye talepli başlatılan icra takibi kiralayanlardan A. Y., A. K. ve A. Y. tarafından yapılmış davada bu şahıslar tarafından açılmıştır. Kiralayanlar arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğundan temerrüt ihtarının birlikte keşide edilerek davanın da birlikte açılması gerekir. Davadaki bu eksikliğin yargılama sırasında giderilmesi mümkün ise de ihtardaki bu eksikliğin giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy