(2004 S. K. m. 269)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı vekili 25.11.2008 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 15.3.2010 tarihinde başlattığı icra takibi ile sözleşmeye göre ödenmeyen 40.946.-TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı borçlu şirket ödeme emrinin 19.3.2010 tarihinde tebliği üzerine süresinde yaptığı itirazında kira sözleşmesi altındaki imzanın şirketi temsile yetkili kişiye ait olmadığından imzaya ayrıca ve açıkça itiraz ettiğini, alacaklı ile aralarında yapılan sözlü kira sözleşmesinde aylık kira parasının 500.-TL olduğunu ileri sürmüştür. İ.İ.K.'nun 269/2. maddesi gereğince borçlu itirazında kira aktini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akti kabul etmiş sayılır. Somut olayda, davalı borçlu tarafından verilen itiraz dilekçesinde taraflar arasındaki kira ilişkisi kabul edilmiş, ancak şirketi temsile yetkili kişi tarafından imzalanmadığı iddia edilmiştir. Nitekim aynı dilekçede kiralananın sözlü kira sözleşmesine göre aylık kira bedelinin 500.-TL olduğunun ileri sürülmesi takip dayanağı kira sözleşmesindeki imzanın açık ve kesin olarak reddedildiği anlamına gelmez. Davalı borçlu şirket 25.11.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin varlığına uzun bir süre karşı çıkmadığına ve sözleşmenin iptali yoluna gitmediğine, halen aynı yerde kiracı olduğuna göre takip dayanağı kira sözleşmesine göre itirazın değerlendirilip sonuçlandırılması gerekirken işin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Karar bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.03.2011 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, adi yazılı kira sözleşmesindeki imzaya açıkça inkar edilmiş olması karşısında icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteğinde bulunulamayacağına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma yönündeki düşüncelerine katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy