(2004 S. K. m. 269)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, haciz ve tahliye istekli olarak yapılan icra takibine itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya ve takibe dayanak yazılı kira sözleşmesi 1.10.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup, sözleşme davalı kiracı ile dava dışı kiralayan F. S. U. arasında düzenlenmiş, ancak sözleşme kiralayanın vekili T. T. U. tarafından vekil sıfatıyla imzalanmıştır.
Kiracı borçlu hakkındaki icra takibinin kiralayan tarafından yapılması ve davanın da kiralayan tarafından açılması gerekir.
Olayımızda icra takibi, sözleşmeyi vekil sıfatıyla imzalayan T. T. U. tarafından kendi adına yapılmış, itirazın kaldırılması ve tahliye davası da adı geçen tarafından açılmıştır. Bu durumda mahkemece davalının icra takibine vaki 18.9.2009 tarihli itiraz dilekçesindeki davacının takip yapma sıfatının bulunmadığına ilişkin itirazı da gözönünde bulundurularak davacının aktif takip ve dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Karar bu sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy