(1086 S. K. m. 428)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, ziynet eşyalarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, düğünde müvekkiline takılan ziynet eşyaları ve bir miktar paranın evlendikten kısa bir süre sonra davalı tarafından kendi ailesine verildiğini bildirerek dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyalarının karşılığı olan şimdilik 3.000.-TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacıya takılan takılardan elde edilen paranın ev eşyası alımı ve davacının annesinin kredi kartı borçlarının ödenmesinde kullanıldığını, davacının evi terk ederken şahsi eşyalarını beraberinde götürdüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacı iddiasını kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli sebeplerle (evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı vs.) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur. Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulur.
Olayımızda davacıya ait olduğu anlaşılan ziynetlerin bir kısmının evliliğin devamı sırasında bozdurulduğu, ev eşyası ve düğün borçlarına harcandığı davalının kabulündedir. Nitekim davalı tanığı Hakan yeminli beyanında; 20 adet çeyrek altın ve 5 adet burma bileziğin bozdurulduğunu doğrulamıştır. Bozdurulan ziynetler yönünden ispat yükü davalıda olup, davalı bunları davacının rızası ile iade edilmemek üzere verdiğini kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece davalı tarafça bozdurulan ziynet eşyaları yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy