(818 S. K. m. 44, 96)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, kiralananda 20.8.2008 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olan davalının, 24.2.2009 tarihli ihtarname ile ekonomik kriz sebebiyle kira bedellerini ödeyemediğini belirterek sözleşmeyi fesih ettiğini ve kiralananı boşalttığını, 9.3.2009 tarihinde gönderdiği iadeli taahhütlü mektupla da kiralananın anahtarlarını gönderdiğini bildirdiğini müvekkilinin ise 17.3.2009 tarihli cevabi ihtar ile sözleşmenin feshini ve mektubu kabul etmediğini, kira ilişkisinin devam ettiğini bildirerek aylık 3.135.TL'den 2009 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ayları kira bedeli toplamı 12.540.TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili kira sözleşmesi haklı sebeple 24.2.2009 tarihli ihtar ile fesih edilerek, kiralananın bu tarihte boşaltılıp, anahtarlarının 9.3.2009 tarihli iadeli taahhütlü mektupla gönderildiğini ve kira dönemi sonu olan 20.8.2009 tarihine kadar kira bedellerinin ödendiğini ileri sürüp davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 20.8.2008 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın erken tahliyesi konusunda bir düzenleme yer almamıştır. Davalı 24.2.2009 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini ve kiralananın anahtarlarını 9.3.2009 tarihli iadeli taahhütlü mektup ile gönderdiğini bildirmiş ise de davacı vekili yargılama sırasında mektup içerisinde bulunan anahtarları müvekkilinin 11.3.2009 tarihinde teslim aldığını bildirdiğine göre kiralananın bu tarihte tahliye ve teslim edildiğinin kabulü gerekir. Kural olarak, kiracı kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı feshederek kiralananı tahliye ettiğinde kira süresinin sonuna kadar kiralayanın uğradığı tüm zararı ödemekle yükümlüdür. Ancak BK.nun 96. maddesi göndermesi ile aynı kanunun 44. maddesi uyarınca kiralayanın da zararın artmasına neden olmaması gerekir. Bu durumda davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Davaya konu kiralananın 19.3.2009 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yerinde uzman bilirkişi ile keşif yapılarak kiralananın aynı koşullarda ne kadar sürede kiraya verileceğinin tespit edilmesi, kiracının sorumlu olacağı makul süre kira parasının belirlenerek sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy