(2004 S. K. m. 68, 269)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine davacı alacaklılar icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi gerekçesi ile istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlamsız icra kural olarak yalnız para ve teminat alacakları için mümkün olmakla birlikte İcra ve İflas Kanunu'nun 269 ve devamı maddelerinde istisnai olarak kiralanan taşınmazların kira bedelinin ödenmemesi ya da kira süresinin bitmesi hallerinde kiralayanın genel mahkemede tahliye davası açmadan doğrudan icra mahkemesine başvurarak taşınmazın tahliyesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Olayımıza gelince: davacı alacaklılar taraflar arasında düzenlenmiş ve icra takibinde ve davada karşı çıkılmayan 1.3.2009 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 1.3.2009-1.3.2010 kira dönemi yıllık kira parasından ödenmeyen 35.000 TL kira parası ile işlemiş faizi ve stopaj bedelinin tahsili için Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/3179 sayılı dosyası ile icra takibi yapmışlardır. İcra takibinde dayanılan kira sözleşmesinde yıllık kira parası net 70.000 TL olarak belirlenmiş, her yıl Mart ayının ilk üç günü içinde ödeneceği belirtilmiştir. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 3/c maddesinde de kiracının kiralayana en az iki ay önceden yazılı olarak haber vermek şartıyla kira akdini dilediği her zaman feshetmekte ve kiralananı tahliye etmekte muhtar olduğu, bu takdirde kiracının fiili tahliye tarihine kadar olan kira parasını ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davalı borçlu, sözleşmenin anılan maddesi gereğince 12.5.2009 tarihinde keşide ve 22.5.2009 tarihinde tebliğ ettirdiği feshi ihbar ihtarnamesi ile kira sözleşmesini 31.8.2009 tarihi itibariyle feshettiğini, bu tarihte anahtarların teslim alınması için kiralananda hazır bulunulmasını davacı alacaklılara bildirmesine karşın bu tarihte tahliye etmeyip kiralanan anahtarlarını 9.3.2010 tarihinde Mersin 6. Noterliği'ne teslim etmiştir. Feshi ihbar sözleşme koşullarına uygun yapılmakla birlikte davacı borçlu ihtarnamesinde belirttiği tarihte kiralananı tahliye ve teslim etmemiş olduğundan hem genel kurallar, hem de sözleşmenin özel 3/c maddesi gereği fiili tahliye tarihine kadar olan kira parasından sorumludur. Davacı alacaklılar ise yapmış oldukları icra takibinde kiralananın anahtarının notere teslim edilmesinden önceki döneme ait 1.3.2009-1.3.2010 arası bakiye kira parasının tahsilini talep ettiklerinden davalı borçlunun yasal süresinde takibe itiraz etmesi üzerine yukarda açıklandığı üzere icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını istemelerinde bir usulsüzlük bulunmadığı gibi, talep edilen kira parası kiralananın halen davalı borçlunun tasarrufunda olduğu döneme ilişkin olup burada erken tahliye nedeniyle yoksun kalınan kira parasından söz edilemeyeceğinden uyuşmazlığın çözümünde yargılamayı gerektiren bir yön bulunmamaktadır. Mahkemece işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dayanılan kira sözleşmesinin İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesinde sayılan ve kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren bir belge olmadığından ve tahliye sonrası yoksun kalınan kira alacağı da istendiğinden söz edilerek yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy