(7201 S. K. m. 12, 13) (2004 S. K. m. 272) (818 S. K. m. 263) (Tebligat Tüzüğü m. 17, 18)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, süre bitimi nedeni ile kiralananın tahliyesi ve haksız kullanım tazminatı alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, haksız kullanım tazminatı dava açıldıktan sonra ödendiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, tahliye istemi yönünden davanın kabulüne, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından tahliye yönünden temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili davalının GSM baz istasyonu kurulu yerin kira sözleşmesinin süresinin dolduğunu, sözleşmenin 16.2.2008 tarihinde sona erdiğini, akdin süresiz hale geldiğini, tahliye edilmesi için noter ihtarnamesi ile akdin yenilenmeyeceğinin davalıya bildirildiğini, feshi ihbar sebebiyle kiralananın tahliyesini istemiş, davalı kira bedellerinin eksiksiz ödendiğini, noterden gönderilen ihtarnamenin sözleşmeyi sona erdirecek nitelikte olmadığı gibi sözleşme gereği tebliğ edilmediğinden kira sözleşmesinin aynı şartlarla bir yıl daha uzadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununa tabi süresiz sözleşmelerde feshi ihbar süresi bu kanunun 262. maddesi hükmüne göre belirlenir. Anılan madde hükmü gereğince süresiz sözleşmelerde 6 (altı) aylık dönem için 3 (üç) ay önceden kiracıya feshi ihbar tebliğ ettirilmesi ve o dönem sonunda tahliye davası açılması gerekir. Altı aylık dönemin birinde tebliğ ettirilen feshi ihbar ancak bu dönem sonunda dava açma hakkı verir. Bu feshi ihbar sonraki dönem için kullanılamaz. Borçlar Kanununun kapsamına giren yerlerin tahliyesi için feshi ihbar yeterli olup, başka bir sebep aramaya gerek yoktur.
Tebligat Yasasının 12. ve 13., Tebligat Tüzüğünün 17. ve 18. maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin salahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 16.2.2005 başlangıç tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede, kiralananın vasfı arsa olarak belirtilmiş, GSM baz istasyonu olarak kullanılacağı açıklanmıştır. Kiralananın bu niteliğine göre Borçlar Kanunu'nun adi kira hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 3. maddesinde üç yıllık kira süresinin hitamında bir ay evvel taraflardan herhangi biri akdi feshettiğini diğer tarafa noter kanalıyla açık bir şekilde ihbar etmedikçe sözleşmenin aynı şartlarla bir yıl uzatılmış sayılacağı kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davacı tarafından üç yılın sonu olan 16.2.2008 tarihinden önce sözleşmede kararlaştırılan şekilde bir ihbarda bulunulmadığından sözleşme 16.2.2009 tarihine kadar bir yıl süre ile uzamıştır. İstanbul 34. Noterliğinden gönderilen 9.1.2009 gün ve 00631 yevmiye numaralı feshi ihbar ihtarnamesi gösterilen adreste daimi çalışan yetkili personel işçisi S. S. imzasına tebliğ edildi şerhiyle tebliğ edilmiş ise de yetkili temsilcinin adreste bulunmama sebebi araştırılmadığından davalı şirkete gönderilen feshi ihbar ihtarnamesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve süre koruyucu olarak hukuki sonuç doğurduğundan söz edilemeyeceğinden sözleşme B.K.nun 263. maddesi gereğince 16.2.2009 tarihinden itibaren süresiz hale gelmiştir. 3.7.2009 tarihinde açılan dava sözleşme koşulu uyarınca uzayan 16.2.2009 tarihinden itibaren İ.İ.K.nun 272. maddesi gereğince bir ay içinde açılmadığından davanın süre yönünden reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy