(1086 S. K. m. 8)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesi, kiralanan üzerinde bulunan baz istasyonunun kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, dava değerine göre davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, 05.08.1999 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi ile 4 m2 taşınmazın üzerinde baz istasyonu kurulmak üzere davalıya kiralandığını, kira sözleşmesinin sona ermesine ve ihtara rağmen kiralananın tahliye edilmediğini ileri sürerek kira süresinin sona ermesi nedeniyle baz istasyonu ve antenlerin sökülerek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın elatmanın önlenmesi içerikli olup baz istasyonunun 100.00,00 Amerikan Doları değerinde bulunduğunu görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HMUK.'nun değişik 8. maddesinin 2. fıkrasının 1 No'lu bendi gereğince kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi veya tespit davaları ve bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı davaları değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 05.08.1999 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anılan sözleşmenin 5. maddesi gereğince taraflardan biri akdi feshettiğini yazılı olarak ihbar etmedikçe sözleşmenin aynı şartlar altında uzatılmış sayılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından 24.04.2009 keşide ve 25.04.2009 tebliğ tarihli ihtarname ile yeni dönem için kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği ihtar edilmiştir. Davalının süre bitimine rağmen kiralananı tahliye etmemesi üzerine işbu davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davacının tahliye isteği bulunduğundan davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek hainde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 30.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy