(818 S. K. m. 248)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, erken tahliye nedeniyle kira alacağı, aidat ve elektrik bedellerinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazda 15.04.2008 başlangıç tarihli sözleşme ile aylık 1.350 TL den kiracı olduğunu, davalının 05.09.2008 tarihinde taşınmazı tahliye ettiğini, 2008 yılı Ağustos - Eylül ayı kira bedeli karşılığı sadece 600 TL ödediğini, ödenmemiş 2.100.-TL ile dönem sonuna kadar kira borcu 9450 TL ile birlikte toplam 11.550 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise taşınmazda 15.04.2008 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olarak bulunduklarını, 15.08.2008-15.09.2008 dönem aylık 1350 TL kirayı ayın 15-20 arasında yatırılması hakları olduğu halde özel sebeplerden dolayı yatırmadıklarını davacının kendileri hakkında kirayı ödeyemediklerinden bahisle konuşmalar yaptıklarını bu nedenle mağdur olmaması için 600 TL kira ödediklerini güvence parası 1.000 $ karşılığı 1.350 TL'ninde kira ve aidat borçlarını karşıladığını belirterek davanın reddini savundu.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 15.04.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira 1.350 TL olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin özel şartları 8. maddesinde: kiracı kiralananı boşaltmak istediği takdirde en az bir ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirmeyi taahhüt eder şartı vardır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Taşınmaz tahliye edilip anahtarlar 09.09.2008 tarihinde tutanakla davacı vekiline teslim edilmiştir. Kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapması gerekir.
Aksi halde hakim tarafından tenkise tabi tutulur. Bu durumda davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarda yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Davalı 25.08.2008 tarihinde keşide ettiği ihtarla taşınmazı 15.09.2008 tarihinde tahliye edip teslim edeceğini belirtmiş ise de bu feshi ihbar sözleşmenin 5. maddesine uygun değildir. Öte yandan kiralananın anahtarları 09.09.2008 tarihinde teslim edilmiştir. Bu durumda kiracı sözleşmedeki 5. maddeye uygun hareket etmediğinden anahtar teslim tarihine kadar kira bedelini ödemek zorundadır. Güvence parası 1.000 $ karşılığı 1.350.-TL ile davalı tarafından ödenen 600 TL tahliye tarihine kadar kira bedeli davacı tarafından ödenen elektrik bedeli ve aidatları karşıladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yeniden kiraya vermek için gereken makul süre sözleşmenin 5. maddesinde belirtilen bir ay olarak kabul edilerek anahtar teslim tarihinden itibaren bir aylık makul süre kirasına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy