(1086 S. K. m. 428)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Uyuşmazlık, önalım nedeniyle önalıma konu payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar arasındaki paylı mülkiyet ilişkisi devam etmediğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 19.6.2006 tarihli davasında paydaşı olduğu taşınmazda davalının diğer paydaşlardan satın aldığı payların önalım nedeniyle iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı vekili yargılama aşamasında taşınmazın imar gördüğünü ve taraflar arasındaki paylı mülkiyet ilişkisinin sona erdiğini belirterek davanın konusuz kaldığını savunmuştur. Mahkemece de taraflar arasındaki paylı mülkiyet ilişkisi sona erdiğinden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava tarihi olan 19.6.2006 tarihinde dava konusu taşınmaz 47443 ada 1 parsel no'su ile tapuya kayıtlı olup davacı taşınmazda 243/47443 pay sahibidir. Davalı da 5.5.2006 ve 18.5.2006 tarihlerinde satın aldığı paylar neticesi 12651/787424 paya sahip olmuş ancak bu paya karşı süresinde önalım davası açılmıştır. Ne var ki yargılama aşamasında 24.8.2006 tarihinde belediyece imar uygulamasına gidilmiş, bunun neticesinde davacı 48095 ada 1 parsel nolu taşınmazda pay sahibi olurken davalı 48097 ada 4 parsel nolu taşınmazda pay sahibi olmuştur. Bu imar uygulamasıyla tarafların paylı mülkiyet durumları sona ermiştir. Ancak belediyenin bu imar uygulamasına karşı davacı tarafça İdare Mahkeme'sinde açılan davada Ankara 1.İdare Mahkemesi başvuruyu kabul ederek belediyece yapılan imar planının iptaline karar vermiştir. İdare Mahkemesi kararının kesinleşmesini beklemeden belediyece ikinci bir kez daha imar uygulaması yapılmış ve yine davacı ile davalı ayrı ayrı taşınmazlarda pay sahibi olmuşlardır. Belediyenin yaptığı ikinci imar uygulamasına karşı da yürütmenin durdurulması ve iptal istemli dava açılmıştır. Temyiz dilekçesine ekli Ankara 11.İdare Mahkemesi'nin 2008/1939 esas sayılı dosyası üzerinden verilen ara kararında dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu imar uygulamasına ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece adı geçen idare mahkemesi kararı sonucu beklenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)