(818 S. K. m. 248) (YHGK. 14.10.1998 T. 1998/13-709 E. 1998/722 K.)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 13.200,00 TL altı aylık kira parası ile 800,00 TL elektrik bedeli olmak üzere toplam 14.000,00 TL'sının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 01.10.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olarak bulunmakta iken Ekim 2006 tarihinde kiralananı anahtar bırakmadan terk ettiğini, kira bedelinin tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemli davada davalının cevap dilekçesi ile tahliye ettiğini bildirmesi üzerine tahliye davasının konusuz kalması, alacak davasının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddedildiğini ileri sürerek 01.10.2006 ila 04.04.2007 tarihleri arasındaki kira parası ile elektrik bedeli olmak üzere toplam 14.000,00 TL'sının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kiralananı 01.09.2006 tarihinde davalıya yazılı ve sözlü olarak bildirmek suretiyle 30.09.2006 tarihinde tahliye ettiğini, anahtarları teslim ettiğini ancak davacının teslime ilişkin imza vermekten imtina ettiğini, icra dosyasına yaptıkları 11.01.2007 tarihli itirazlarında kiralananı tahliye ettiklerini belirttiklerini, davacının yeniden kiralamak için internette ilan verdiğini, üçüncü kişiye kiraya verdiğini, talep edilen kira bedelinin kira sözleşmesindeki artış şartına uygun olmadığını, davacı taleplerinin kabul görmesi halinde depozitonun mahsubu gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.10.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, kiracı olan davalının anahtarları teslim etmeden kiralananı terk ettiğini, anahtar teslim edilmediğinden yeniden kiraya veremediğini, iddia etmekte davalı ise kiralananın 30.09.2006 tarihinde tahliye edildiğini ve anahtarların da teslim edildiğini savunmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kiralananın anahtarının hangi tarihte teslim edildiği noktasında toplanmaktadır. Kiralananın anahtarının usulüne uygun şekilde kiralayan davacıya teslim edildiğini yazılı delillerle kanıtlama yükümlülüğü davalı kiracıya aittir. (YHGK.nun 14.10.1998 tarih ve 1998/13-709, 1998/722 K.). Anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının işgalinde olduğunun kabulü gerekir. Taraflar arasında yazılı şekilde anahtar teslimine ilişkin bir tutanak düzenlenmemiştir. Tevdi mahalli tayin ettirilmediği gibi notere de usulüne uygun şekilde bırakılmamıştır. Her ne kadar davalı kiracı kiralananı 30.9.2006 tarihinde tahliye ettiğini ileri sürmüş ise de bu tarihte anahtarı kiralayana teslim edip tahliye ettiğini yazılı delillerle ispat edememiştir. Davacı kiralananın tahliyesini 04.04.2007 tarihinde öğrendiğini belirttiğine göre davalı bu tarihe kadarki kira parasından sorumludur. Davacı da dava dilekçesinde bu tarihe kadar olan kira paralarının tahsilini istemektedir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken davalının 01.10.2006 tarihinde davacıya kiralananı boşaltacağını söylemesine yanlış anlam verilerek tahliye tarihi olarak kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy