(2004 S. K. m. 68)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlular aleyhine tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklılar icra mahkemesinden itirazın kaldırılması, tahliye ve tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece istemin kısmen kabulüne kiralananın tahliyesine, asıl alacak ve faizle ilgili itirazın kaldırılması talebinin feragat sebebiyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklılar kira paralarının ödenmesi, ödenmediği takdirde kiralananın tahliyesi istemiyle davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatmıştır. İstanbul 9. İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emri borçlulara 29.1.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, borçluların 30.1.2009 tarihinde yetki itirazında bulunmaları üzerine alacaklı vekili tarafından yetkili icra dairesine başvurularak yeniden ödeme emri tebliği istenmiş ve Ümraniye 2.İcra Müdürlüğünün 2009/2097 esas numaralı dosyası üzerinden gönderilen ödeme emri borçlulara 25.2.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ve borçlular yasal sürede 27.2.2009 tarihinde borca itiraz etmişlerdir. Davacı alacaklı 10.3.2009 tarihinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, tahliye ve tazminat isteminde bulunmuştur.
Her ne kadar ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 30 günlük ödeme süresi dolmadan açılan tahliye davasının reddi gerekirse de karar davalılar tarafından temyiz edilmediğinden bu husus temyiz isteyenin sıfatına göre bozma nedeni yapılamamıştır.
Davacı tarafından takibe konulan kira paralarının yasal 30 günlük ödeme süresinden sonra 20.5.2009 tarihinde ödendiği davacılar tarafından kabul edilmiştir. Davacılar vekilin 16.7.2009 tarihli oturumdaki beyanının içeriği dikkate alındığında; işlemiş faiz ile ilgili talebinden vazgeçtiği, asıl alacağın ödendiğini bildirdiği ve inkar tazminatı ile tahliye istediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacıların itirazın kaldırılması ve inkar tazminatı istemi ile ilgili olarak da bir karar verilmesi gerekirken bu taleplerinde feragat beyanı kapsamında kabul edilerek reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy