(492 S. K. m. 16, 17, 30) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, yeniden inşaat nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve davanın 01.07.1992 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine nazaran 02.07.2009 tarihinde süresinde açıldığına, projenin mahalline uygulandığına, tahliye kararı verilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin harç ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 17. maddesi hükmü gereği taşınmazın tahliyesi davalarında yazılı sözleşme olsun veya olmasın bir yıllık kira bedeli üzerinden karar ve ilam harcı alınır. Aynı yasanın 16. maddesine göre de değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçesinde değer gösterilmesi zorunludur. Gösterilmemiş ise davacıya tespit ettirilir. Tespitten kaçınma halinde dava dilekçesi işleme konulmaz. Noksan tespit edilen değerler hakkında 30. madde hükmü uygulanır. 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi ise davanın başında alınmış olan karar ve ilam harcının noksan olduğunun sonradan anlaşılması halinde karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağını düzenlemiştir. Bu durumda mahkemenin harcın tamamlanması için uygun süre vermesi ve ondan sonra yargılamaya devam olunması gerekir. Harç kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir.
Olayımıza gelince; davacı tarafından davalı hakkında 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 7/ç maddesine dayanılarak yeniden inşaat nedeniyle açılan tahliye davasında dava değeri dava dilekçesinde 8.400 TL olarak gösterilmiş, yargılamanın başlangıcında peşin harç da bu miktardan alınmıştır. Her ne kadar davacı, dava dilekçesinde 01.07.2007 - 30.06.2008 kira döneminde aylık kiranın 1.500 TL olması konusunda anlaşmaya varıldığını ileri sürmüş ise de bu konuda bir delil sunmadığı gibi yargılama sırasında da dava harcını aylık 1.500 TL'den ikmal etmemiştir. Bu durumda yıllık kira parasının ve dolayısıyla dava değerinin 8.400 TL olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğine göre harç ve vekalet ücretine 8.400 TL üzerinden hükmedilmesi gerekirken davacının dava dilekçesindeki beyanları doğrultusunda harç ve vekalet ücretinin yıllık 18.000 TL üzerinden hüküm altına alınması doğru görülmediğinden hükmün harç ve vekalet ücretine yönelik olarak bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda (2) no'lu bentte yazılı nedenlerle harç ve vekalet ücretine yönelik olarak BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy