(818 S. K. m. 484, 486)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçluların vaki itirazı üzerine davacı alacaklılar tarafından icra mahkemesinden itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatının tahsili istenilmiş, mahkemece itirazın kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine ve inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalılardan kiracı davalı K... İnş. Ltd Şti'nin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalılardan E. ve İ. G. vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Adi kefalete ilişkin hükümleri düzenleyen B.K.nun 486. maddesine göre alacağın adi kefilden istenebilmesi, önce alacağın tahsili için borçlu hakkında takibat yapılması ve yapılan takibin semeresiz kalması koşuluna bağlanmıştır. Öte yandan B.K.nun 484. maddesine göre kefalet akdinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın açıkça gösterilmesi gereklidir.
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan yazılı kira sözleşmesi 01.02.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenmiş, kefil olarak da davalı İsmet ve E. G. tarafından imzalanmıştır. Sözleşmede davalı İ. ve E. G.'ün kefaletinin adi kefil niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Yukarıda belirtildiği üzere, adi kefil olan davalıdan alacağın istenebilmesi için öncelikle asıl borçlu olan kiracı şirketten borcun takip ve tahsili yoluna gidilmesi, ancak bu takip sonuçsuz kalırsa kefilden takip ve tahsil edilmesi gerekirken, doğrudan davalı kefil hakkında takip yapılması ve dava açılması B.K.nun 486. maddesi hükmüne aykırıdır. Bu durumda davanın İ. ve E. G. yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle kararın davalı K... İnş. Ltd. Şti'ne ilişkin kısmının onanmasına 2. bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın kefil İ. ve E. G.'e ilişkin kısmının bozulmasına, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 08.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy