(818 S. K. m. 248, 270) (2004 S. K. m. 269/B)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istekli icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 30.07.2006 başlangıç tarihli sözleşme hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anılan sözleşmenin bahçenin kullanımına ilişkin olduğu, yıllık 600,00 TL katılım payı karşılığı kullanılacağı, kullanım bedelinin yıllık olup her yıl Eylül ayında ödeneceği, yıllık TEFE-TÜFE ortalaması oranında arttırılacağı ve çay bahçesi olarak kullanılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklı Yalova 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/2901 sayılı dosyası ile 01.12.2009 tarihinde 30.07.2006 başlangıç tarihli sözleşmeye dayanarak davalı borçlu hakkında tahliye istemli olarak başlattığı icra takibinde 2007-2009 yılları arasında ödenmeyen 2.184,00 TL kira bedeli, 236,55 TL işlemiş faiz olmak üzere 2.420,55 TL alacağın tahsilini istemiştir. Ödeme emrine itiraz eden davalı borçlu, alacaklı ile kira ilişkisi ve dolayısıyla borcu bulunmadığını belirtmiş, ödeme emrinde belirtilen 30.07.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesindeki imzasını ayrıca ve açıkça inkar etmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 30.07.2006 tarihli sözleşmenin kira sözleşmesi niteliğinde bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 248 ve 270. maddeleri gereğince kira sözleşmesi akdin konusu ve bedeli üzerinde tarafların serbest iradelerinin birleşmesiyle hukuki sonuç doğuran rızai bir sözleşmedir. Takipte dayanılan 30.07.2006 tarihli sözleşme çay bahçesinin yıllık 600,00 TL bedelle kullanımına ilişkin olup kira sözleşmesinin tüm unsurlarını taşımaktadır. Bu durumda kiralayan alacaklı İcra İflas Kanunu'nun 269/b maddesi gereğince icra mahkemesinden ödeme emrine itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Mahkemece, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığından davanın reddine kararı verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy