(2004 S. K. m. 269)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşüldü:
Karar: Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını, kiralananın tahliyesini ve icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkemece uyuşmazlığın halli yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 26.8.09 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 15.9.2008 - 15.8.2009 tarihleri arası birikmiş toplam 55380 TL kira alacağının ödenmesini istemiştir. Davalı dava konusu yerde bir başka şirketin ticari faaliyette bulunduğunu kiralananın kendisi ile bir ilgisinin bulunmadığını belirterek itirazda bulunmuştur. Mahkemece kiracılık sıfatına itiraz edildiği ve kiranın belirsiz olması nedeniyle uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı alacaklının başlattığı icra takibinin dayanağı 15.11.2004 başlangıç tarihli ve dört yıl süreli yazılı kira sözleşmesidir. İİK. nun 269/2 nci maddesi hükmüne göre borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır. Davalı borçlu takibe itirazında açıkça ve ayrıca kira sözleşmesindeki imzasına ve alacağın miktarına karşı çıkmadığına göre kira ilişkisi ve takip konusu miktar kesinleşmiştir. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın bu sözleşmeye göre çözümlenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy