(2004 S. K. m. 269) (818 S. K. m. 260)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine davalı borçlunun itirazi üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını, kiralananın tahliyesini ve inkar tazminatı istemiştir. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçelere göre davacı alacaklının tahliyeye ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının alacağa yönelik temyiz itirazına gelince; tahliye istekli olarak yapılan icra takibi üzerine icra müdürlüğünce düzenlenen ödeme emri borçluya 27.5.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı otuz günlük ödeme süresi dolmadan 23.6.2009 tarihinde dava açmıştır. Takip talepnamesinde ve ödeme emrinde borçluya İİK. nun 269. ve Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi uyarınca otuz günlük ödeme süresi tanındığından bu sürenin dolması beklenmeden mahkemeden tahliye isteğinde bulunulamaz Bu husus temerrüt olgusunu gerçekleşip gerçekleşmediği ile ilgili olup davacının alacağını talep etmesine engel değildir. Mahkemece alacak konusunda işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Kararın yukarıda 1. bentte yazılı nedenle tahliyeye ilişkin kısmın onanmasına, 2. bentte yazılı nedenle alacağa yönelik kısmın bozulmasına ve onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy