(2004 S. K. m. 269) (7201 S. K. m. 20, 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava İİK. nun 269/c maddesi uyarınca itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkin olup, mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanununun 20-21 ve Tüzüğün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda, davalı borçlu dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin olarak Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebligat yapılmasına rağmen kendisine haber bırakılan komşunun imzası ve imtina ettiğine dair beyanı alınmamıştır. Bu durumda da dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalıya yapılan tebligat geçersizdir. Dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken usulünce taraf teşkili sağlanmadan kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy