(2004 S. K. m. 269/A)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava İ.İ.K.nun 269/a maddesi gereğince kesinleşen icra takibine dayalı temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi sebebiyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmemesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacaklı tarafından davalı kiracı hakkında başlatılan icra takibinde, 1.11.2008 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli yazılı kira sözleşmesi gereğince ödenmeyen 2009 yılı Kasım, Aralık ve 2010 yılı Ocak ayları kira bedeli toplamı 1.650 TL kira alacağının tahsili ve tahliye istenmiştir. Borçluya takip talebine uygun olarak düzenlenen örnek 13 ödeme emri 2.2.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu ödeme emrine itiraz etmemiştir. Bu durumda icra takibi kesinleşmiştir. Davacı kiralayanın başlatılan icra takibinin itiraz edilmeden kesinleşmesi üzerine İ.İ.K.nun 269/a maddesi gereği tahliye davası açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ödeme emri ve ödeme emri tebliğ evrakları bulunmadığından ve ayrıca duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Karar bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy