(818 S. K. m. 260) (7201 S. K. m. 32) (2004 S. K. m. 26)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt sebebiyle tahliye ve 20.000,00 TL kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, tahliye isteminin reddine, kira alacağına yönelik istemin kısmen kabulüyle 7.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi hükmü uyarınca temerrüt sebebiyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel (istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta gözönünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.4.2007 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira parasının her aybaşı peşin ödeneceği Hususi Şartlar 3. maddesinde aylık kiranın zamanında ödenmemesi halinde dönem sonuna kadar ki kiraların muaccel olacağı kararlaştırılmış olup tarafları bağlar. Davacı tarafından 5.12.2008 keşide, 19.12.2008 tebliğ tarihli ihtar ile, Haziran 2008 - Aralık 2008 arası aylar kira parasının ödenmediği, dönem sonuna kadar kira paralarının da muaccel hale geldiği, toplam 20.000,00 TL kira parasının 30 gün içinde ödenmesi aksi halde tahliye ve alacak davaları açılacağı ihtar edilmiştir. Davalı tarafından ödenmeyen aylar kira parası ile muaccel hale gelen kira paralarının yasal süre içinde ödenmemesi üzerine kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsiline ilişkin işbu davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Öte yandan, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Davalı tarafından ihtarnamenin tebliğ edilmediği ileri sürülmemiştir. Bu durumda mahkemece, yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda ve usuli kazanılmış hak gözönünde bulundurularak bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde istem de bulunmadığı halde ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle tahliye isteminin reddine, muaccel hale gelen kira bedelleri gözetilmeksizin kira alacağının kısmen tahsiline karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy