(2004 S. K. m. 67) (7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı hakkında Aralık 2008-Mayıs 2009 arası aylar kirasının tahsili için icra takibi yapıldığını, takibe itiraz eden davalının kiralanan taşınmazı satın aldığını, kiracılık sıfatının sona erdiğini ileri sürdüğünü, oysa davalının tapu maliki olmadığını, kira sözleşmesinin feshedilmediğini, yasal olarak kiralayan olabilmek için malik olmanın gerekmediğini, davalının itirazlarının dayanaksız olduğunu belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını, davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesini ve % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalıya dava dilekçesi Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş, davalı duruşmalara katılmamış ve bir savunmada bulunmamıştır.
Tebligat Yasası'nın 21 ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti azası, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tutanağa yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımıza gelince; davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye 07.01.2010 tarihinde adresin sürekli kapalı olması nedeniyle Zühtü Paşa Mahallesi Muhtarlığı'na tebliğ edilmiş, kapısına ihbarname yapıştırılarak imzadan imtina eden komşusu E. A.'a haber verilmiş ise de davalının hangi nedenle adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalıya yapılan tebligat geçersizdir. Mahkemece davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir yöntemine uygun tebligat yapıldıktan sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy