(2004 S. K. m. 269, 272, 275)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava tahliye taahhüdüne dayalı olarak yapılan icra takibine itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
H.U.M.K.'nun 389. maddesi hükmüne göre, verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve haklar açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde yazılmalıdır. Mahkemece, hükme esas alınan gerekçeler hukuka ve özellikle dosya içeriğine uygun olmak zorundadır.
Olayımızda; davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazda kiracı olup, davalı hakkında Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2009/19134 Esas sayılı dosyası ile tahliye taahhüdüne dayalı olarak icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi isteğinde bulunmuştur. Bu durumda açılan dava İ.İ.K.'nun 272. ve 275. maddelerine dayalı itirazın kaldırılması istemi olup mahkemece bu talep ve kanun hükümleri çerçevesinde somut olay değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açılan davanın İ.İ.K.'nun 269/c maddesi uyarınca itirazın kaldırılması ve tahliye istemi olarak kabul edilerek dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 2.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy