(1086 S. K. m. 5, 566) (4721 S. K. m. 644, 652, 657)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan S.K. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, asıl davada bir adet bağımsız bölüm üzerindeki ortaklığın giderilmesi birleşen davada ise sağ kalan eş tarafından diğer mirasçılara karşı Türk Medeni Kanunu'nun 652. maddesi gereğince açılmış miras hakkına mahsuben mülkiyet ya da intifa hakkı tanınması istemine ilişkindir. Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen davacı S.K. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ortaklığın giderilmesi ve aile konutunun özgülenmesi davaları nitelikleri itibariyle ayrı ayrı davalardır. Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallar ile haklarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğu halde, aile konutunun özgülenmesi davası sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması isteğini içermekte olup iki taraflı bir dava olduğu söylenemez. Miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkının tanınması isteğini içeren davada görevli mahkeme taşınmazın değerine göre belirlenir. Bu dava müstakil olarak açılabildiği gibi açılmış olan bir ortaklığın giderilmesi davasında karşı dava şeklinde de görülebilir. Özgüleme davası, ortaklığın giderilmesi davasında karşı dava şeklinde açılmış ise, mahkemece dava konusu taşınır ya da taşınmazın değeri belirlenerek, dava değer itibariyle sulh mahkemesinin görev sınırını aşıyorsa özgüleme davasının tefrikine ve mahkemenin görevsizliğine karar verilip, bu davanın sonucu beklenmelidir. (HUMK. Md.5) Karşı davanın değeri sulh mahkemesinin görevine giriyorsa HUMK'nun 566. maddesi uyarınca öncelikle özgüleme isteği çözümlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; Davacılar vekili, 16652 parsel sayılı taşınmazda bulunan 9 numaralı bağımsız bölümün tarafların ortak miras bırakanı adına kayıtlı olup aynen taksiminin mümkün olmadığını bildirerek ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemiştir. Davalılardan S.K. tarafından sağ kalan eşin miras hakkına mahsuben dava konusu edilen bağımsız bölüm üzerinde mülkiyet olmadığı takdirde intifa hakkı talebinde bulunmak üzere Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davanın 19.02.2008 tarih ve 2007/380 Es. 2008/75 K sayılı karar ile dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, verilen karar temyiz edilmeyerek 09.04.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 26.09.2008 tarih ve 2008/905 Es. ve 2008/1309 K. sayılı ilamı ile ortaklığın giderilmesi davası ile aile konutu olarak özgülenmesi talepli davalar arasında fiili, şahsi ve hukuki irtibat bulunduğundan her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın değeri 90.000,00 TL olup sulh mahkemesinin görev sınırını aştığından mahkemece işbu dosyadan ayrılarak sonucunun beklenilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'un 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy