(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar; davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı kiracının geç saatlerde evine davet ettiği kişilerle alkol alarak, kavga edip bağırdıklarını, ahlaka aykırı hareketlerle apartman sakinlerini rahatsız ettiğini öne sürerek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı davacının kötü niyetli olduğunu, yaşı itibariyle iddia edilen olayları yapmasının mümkün olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Dinlenen davacı tanıkları, davalı kiracının arkadaşları ile birlikte merdivenlerde içip taşkınlık yaptıklarını, apartman sakinlerinin zillerine bastıklarını, bağırdıklarını, kapı açıkken evde çıplak vaziyette dolaştığını, sakinlerin çocuklarına sarkıntılık yaptığını söylemişlerdir. Davalının bu davranışları Borçlar Kanunu'nun 256. maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen kiracının bina dahilinde oturanlara karşı icabeden vazifelerinin ihlali niteliğinde olup, sözü edilen maddenin 2. fıkrasında belirtilen açıktan fena kullanma halini oluşturur. Bu durumda aksi kanıtlanmayan tanık beyanlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı ve yasal olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün bozulmasına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy