(492 S. K. m. 138) (1086 S. K. m. 569)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Ö.Y tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, altı parça taşınmazda paydaşlığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satışı suretiyle paydaşlığının giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan Ö.Y. tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK. nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Davaya konu edilen ve satışına karar verilen 155 ada 19 nolu taşınmazda, H. oğlu A.Y. 5/10 pay ile müşterek paydaştır. Dosyada mevcut nüfus kayıt örneklerinden, paydaşın yargılama sırasında 18.3.1999 da öldüğü ve geriye eşi F ile F'den olma birden fazla çocuğunu mirasçı olarak bıraktığı görülmektedir. Dava dilekçesinde paydaş A.Y.'ye husumet yöneltilmemiş, yargılama esnasında A.Y. mirasçıları davaya taraf olarak katılmamıştır. Bu durumda satışına karar verilen bu parsel hakkında yukarıdaki esaslar doğrultusunda taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceğinden bu parselin de satışına karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre; 492 Sayılı Harçlar Yasası'nın mükerrer 138.maddesinin sonuna eklenen fıkra gereğince karar tarihi itibariyle satışına karar verilen taşınmazların satış bedeli üzerinden binde 9.9nisbetindenisbi karar harcının alınması gerekirken, mahkemece taşınmazların keşfen belirlenen değerleri üzerinden hesaplanan nisbi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy