(2004 S. K. m. 67)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, ödenmeyen ayların kira bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı ile % 40 icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 2.000 TL asıl alacak ve işlemiş faizi üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına asıl alacak üzerinden % 40 icra tazminatı 800-TL davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait yerde kiracı iken davalının 23.10.2009 tarihinde kiralananı tahliye ederek ayrıldığını, sözleşmede muacceliyet koşulu bulunduğunu, 2009 yılı Ekim, Kasım, Aralık ayları kira parası ödenmediğinden ve muacceliyet koşulu gereği 2010 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs ayları kira bedelleri aylık 1.000-TL üzerinden toplam 8.000-TL kira alacağının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, ekonomik kriz nedeni ile durumunun bozulması nedeni ile kiralananın 23.10.2009 tarihinde tahliye ederek teslim ettiğini, depozito bedelinin kendisine geri ödenmesini talep ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 2.000 TL asıl alacak ve işlemiş faizi üzerinden itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden % 40 icra tazminatı tutarı 800 TL miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 07.06.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedeli 1.000.-TL olarak belirlenmiştir. Kiralanan taşınmaz 23.10.2009 tarihinde tahliye edilerek anahtarı teslim edilmiştir. Kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapması gerekir. Aksi halde hakim tarafından tenkise tabi tutulur. Bu durumda davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarda yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Yerinde yapılan keşif ile kiralanan taşınmazın aynı koşullarda 2 ay süre içinde yeniden kiraya verilebileceği bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Davalı kiracının 2009 yılı Ekim ayı kira parasını ödemediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, 2009 yılı Ekim ayı kira alacağı olarak anahtarın notere teslim edildiği 23.10.2009 tarihine kadar Ekim ayı kira alacağına ve kiralananın aynı koşullarda yeniden kiraya vermek için gereken iki aylık makul süre kira parasına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy