(1086 S. K. m. 74)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet ve çeyiz eşyasına ilişkin alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, ziynet ve çeyiz eşyasının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin faizi ile tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ziynet eşyaları yönünden davanın reddine, çeyiz eşyaları yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya düğünde takılan sekiz adet bilezik ve altın zincir ile delil tespiti sonucu belirlenen eşyaların tarafların müştereken oturdukları evlerinde kaldığını, davalının tatil bahanesi ile davacı eşini babasının evine bıraktığını, kişisel eşyalarını vermediğini ileri sürerek aynen olmadığı takdirde dava tarihi itibariyle belirlenecek değerinin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının giderken eşyalarını da beraberinde götürdüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının dava konusu kişisel eşyalarının bedelinin faizi ile tahsilini talep etmesine rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmekle birlikte faiz konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığından hükmün faiz yönünden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy