(1086 S. K. m. 569)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalılardan N. Ç. ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. H.U.M.K.nun 569. maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; mahkemenin önceki kararı Dairemizin 21.1.2008 tarihli 2007/14091 Esas, 2008/247 Karar sayılı ilamı ile satışına karar verilen 1118 parsel üzerindeki iki katlı evin davacı Y. ve davalılar B., N. ve G.'e ait olduğuna dair tapuda şerh bulunmadığı gibi taraflar arasında ittifak da olmadığından satış bedelinin tapudaki payları oranında taraflara dağıtılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, ancak davalılardan Ö. T.'a Yargıtay bozma ilamı ve duruşma gününe ilişkin davetiye tebliğ edilmemiştir. Davalı Ö. T.'a bozma ilamı ve duruşma gününe ilişkin davetiyenin tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca hükümün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy