(818 S. K. m. 256) (6098 S. K. m. 316) (1086 S. K. m. 221) (6100 S. K. m. 143)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar; davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; davalının 13.06.2007 başlangıç tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, sözleşmenin 2. maddesinde devir yasağı bulunduğunu, davalının sözleşme hükmüne aykırı olarak kiralananı üçüncü kişiye devrettiğini belirterek akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise devrin söz konusu olmadığını, sağlık sorunları nedeniyle işyerini Çetin isimli kişiye emanet etmek zorunda kaldığını, ayrıca akde aykırılığın giderilmesi için ihtar tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, akde aykırılık olgusunun kanıtlanamadığı ve davalıya süreli ihtar gönderilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliye davası açılabilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. İhtarnamenin tebliğinden sonra kiracı tanınan sürede aykırılığı gidermez ise kiralayanın tahliye davası açma hakkı doğar, ihtar tebliği tahliye davası için ön koşul niteliğindedir. İhtarnamede kiracıya tanınan süre makul bir süre olmadır.
Olayımızda; davacı kiralayan tarafından akde aykırılığın giderilmesi için süreli ihtar gönderilmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere süreli ihtar bir dava şartı olup usulü işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 221. maddesi (6100 sayılı H.M.K.'nun 143/2. maddesi) hükmü uyarınca dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin öncelikle ve esasa gidilmeden önce incelenmesi gerekir. Olayımızda, davalıya davadan önce akde aykırılığın giderilmesi için süreli ihtar tebliğ edilmediğinden dava şartı gerçekleşmemiştir. Mahkemece sadece bu nedenle (dava şartı gerçekleşmediğinden) davanın reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasının da incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu nedenle hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy