(2886 S. K. m. 75)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kira bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde: davalının 25.03.1998 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, sözleşmenin 6. maddesine göre belediye encümenince 10 yıl süre ile m2'si 95 TL üzerinden uzatılmasına ve kiraların ilk üç yıl içerisinde 3 taksit halinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu karar doğrultusunda davalının ilk taksit olan 65.400.-TL yi 25.03.2008 tarihinde belediye veznesine ödediğini, ikinci taksidin ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı vekili ise, encümen kararının Ankara 8. İdare mahkemesinin 14.05.2008 tarihli kararı ile iptal edildiğinden 64.500 TL kira bedeli istemenin dayanaksız kaldığını yeni encümen kararı belirleninceye kadar takibe konu miktarın istenemeyeceğini, buna dayalı olarak tahliye istenemeyeceğini alınan encümen kararı doğrultusunda ilk taksidin 64.500 TL olarak yatırıldığını bu nedenle muaccel hale gelmiş kira borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Takibe esas alınan ve hükme dayanak yapılan 25.03.1998 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 6. Maddesinde Sözleşme süresinin sonunda 10 yıl tarafların karşılıklı muvafakatları doğrultusunda belediye süreyi uzatır ise kira bedeli ödeme şekli ve süre o günün koşullarına göre yeniden belirlenecektir. şartı vardır. Bu şart gereğince ve davalı kiracının tarihsiz olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi İşletme ve iştirakler Daire Başkanlığına verdiği dilekçesinde kiracısı bulunduğumuz işyerlerimizin kira kontratlarının tekrar on yıllık olarak yenilenmesini, ödemeyi ve belirlenecek yeni kira bedelini kabul ve taahhüt ettiğini bildirmiştir.
Ankara Büyükşehir Belediyesinin 10.05.2007 gün ve 419 sayılı encümen kararı ile Mülkiyeti belediyeye ait Metro-Ankaray Kızılay ortak istasyonu çarşı katında bulunan iş yerlerinin kiralarının kiraların bitim tarihinden itibaren m2 birim fiyatının 95 TL bedelle 10 yıl süre ile uzatılmasına ve kira bedelinin de ilk üç yıl içinde 3 taksit halinde tahsil edilmesi,1 taksitin ilk üç yıl, 2.taksitin 3 yıllık, 3 taksitin ise son 4 yıl olarak tahsil edilmesine karar verilmiştir. Bu encümen kararına istinaden davacı kiralayan davalıya keşide ettiği 24.09.2007 tarihli ihtarla ikinci on yıllık kira bedelinin 218.000 TL olduğunu ve 3 yıl içerisinde üç taksit halinde ödenmesini ilk taksitin ilk üç yıl, 2 taksitin 3 yıllık, 3 taksitinde son 4 yıl olarak tahsil edilmesini, ihtarın tebliğinden itibaren en geç 7 gün içinde ilk taksitin yatırılması ihbar edildikten sonra davalı tarafından ilk üç yıllık birinci taksiti 65.400 TL olarak 31.03.2008 tarihinde yatırılmıştır. Her ne kadar belediyenin tek taraflı kira artışı geçerli değilse de gerek davalının verdiği tarihsiz dilekçede kira bedelini ve ödemeyi kabul ve taahhüt etmesi gerekse belirlenen ilk taksitin ödenmesi kiralayan tarafından belirlenen kira bedeline davalı kiracının sözleşmenin 6 maddesine göre muvafakat ettiğinin kabulü gerekir. Bu kabul karşısında belediye encümen kararının idare mahkemesince iptal edilmesi sonuca etkili değildir.
Öte yandan tarafları aynı olan ve 2886 sayılı kanunun 75. maddesine göre kiralananın tahliyesi için 25.08.2009 tarihinde açılan Ankara 2. SHM 2009/1925-2568 Esas ve Karar sayılı ilamında kiralananın 6570 Sayılı Yasa kapsamında olduğu ve sözleşmenin 10 yıllık yenilendiği yenileme için ihale yapılmasının gerekmediği idare mahkemesinin iptal kararının bu gerçeği ortadan kaldırmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, bu karar taraflarca temyiz edilmeksizin 10.03.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşen bu karardan da anlaşılacağı üzere sözleşmenin 10 yıl süre ile uzatıldığı kabul edilmiştir. Bu nedenle davacı 12.11.2009 tarihinde tahliye talepli başlattığı icra takibi ile ikinci taksit olan 65.400 TL nin ödenmesini istemiş, ödeme emri davalıya 04.12.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı yasal süresinde yaptığı itirazında encümen kararının idare mahkemesince iptal edildiğini, kiralananın m2 birim fiyatı belli olmadığını neye dayanarak kira bedelinin istendiğinin belli olmadığını geçerli bir kira sözleşmesi de bulunmadığını bu nedenle borca ve ferilerine itiraz ettiklerini belirtmiştir.
Yukarda açıklanan nedenlerle ve tüm dosya kapsamına göre davalının belediyeye verdiği kabul ve taahhüt dilekçesi, ilk taksitin ödenmesi karşısında takibin yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davalı ikinci taksit olan takibe konu kira bedelini yasal 30 gün içinde ödediğini yazılı belge ile kanıtlayamadığından temerrüt oluşmuştur. Bu nedenle davacının davasının kabulü ile itirazın iptaline takibin devamına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy