(818 S. K. m. 53)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak duruşma tebligat pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava hor kullanma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkiline ait 48 R 2565 plakalı aracın davalılardan S. B.'in murisi C. B.'e 05.07.2009 tarihli araç kiralama sözleşmesi ile kiraya verildiğini, kiraya verilen aracın, kaza tespit tutanağına göre davalı B. T.'nun sevk ve iadesinde iken 08.07.2009 tarihinde kaza yaptığını, kaza neticesinde sürücü B.'ın yaralandığını, kiracı C.'ın ise öldüğünü belirterek aracın hurda değeri hariç 22.430 TL nin davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı B. T. vekili, aracın müvekkili tarafından değil ölen C. tarafından kullanıldığını, bu konuda Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/169 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, bu davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davalı S. B. vekili ise, kazaya konu aracın değerinin abartılı şekilde yüksek, hurda değerinin ise aynı şekilde düşük gösterildiğini savunmuştur.
Mahkemece davalılardan S. B. ve S. A.'ınmirasbırakanı C.B.'in Rent a Car sözleşmesi uyarınca kiracı, davalı B. T.'nun ise aracın kullananı olduğu kazanın davalı B.'ın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki davalı B., aracın kazada ölen C. tarafından kullanıldığını savunmuş olup buna ilişkin davalı B. hakkında Datça Asliye Ceza Mahkemesinde 2009/169 esas sayılı kamu davası bulunmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 53 ncü madde hükmü gereğince, ceza mahkemesinin maddi vakıaların tespitine dair kararı hukuk hakimini bağlar. Bu davalarda davaya konu aracın davalı B. tarafından sevk ve idare edilip edilmediği şeklinde yapılacak tespit hukuk hakimini de bağlayacağından, mahkemece ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı B. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy